Karadeniz Bayrak
Son Dakika
20 Kasım 2018 Salı

ÇOBANLAR ÇAMBAŞI’NDA RAHAT!

ÇOBANLAR ÇAMBAŞI’NDA RAHAT!

03 Temmuz 2018 Salı, 00:14
ÇOBANLAR ÇAMBAŞI’NDA RAHAT!

ÇOBANLAR ÇAMBAŞI’NDA RAHAT!

Ordu Çambaşı Yaylası Değirmenbaşı obasında çobanlık yapan Süleyman Şenol, Orhan Tezcan ve Enis Akgül, her şeyin yolunda olduğunu ancak bazen hayvanlar için otlanacak yer ve su sıkıntısının olabildiğini söylediler.

“Kurtlara dikkat ediyoruz”

Çoban ve sürü sahibi Süleyman Şenol, bu işten ekmek paralarını kazandıklarını aktararak; “Ordu Yıldızlı Köyü’ndenim. Çambaşı Değirmenbaşı yaylasında çobanlık yapıyorum. Yıllardır bu işi yapıyorum. Babam öldükten sonra bu mesleği ben devam ettiriyorum. Ekmek parasını alıyorum. Her işin zorluğu vardır. Yaptığın işi seversen zorluğu olmaz. Ben işimi severek yapıyorum başkasını bilmem. Burada İdris ağabey ile ortağız, beraber bu işi yapıyoruz. Başka arkadaşlarımız da var; Orhan var Tikenceli, Hasan var Kabadüzlü, Sami var, hep beraber toplandık geldik yayla yapıyoruz. Temiz hava alıyoruz mis gibi. Ordu’da olsak şimdi sıcaktan yanarız. Hayvanların sayesinde yayla yapıyoruz. Bu işlerde bazen enteresan işler oluyor. Gece kurt geliyor ayı geliyor. Gece kalkıp köpeklere destek veriyoruz. Geçen gece ayı arkadaşın ahırından koyunu aldı yedi. Ayı kurt çok kopekler sağlam olmasa sürekli kaptırırsın. Benim yedi köpeğim var. Sürü de köpek ne kadar çok olursa o kadar iyi. Hayvanlar 24 saat uyumuyor. Sadece tek bir koyun verdik bu sene. Bugün mesela tepede koyun yayarken kopekler kurdun kokusunu aldı, peşine düştüler. Kurt tek geziyordu. Bunlar ya tek gezer ya da 2-3 tanesi gezer. Burada dumanın güzelliği, güneşin batışında manzara çok güzel. Yaklaşık 6 ay burada kalıyoruz. Onuncu aya kadar buradayız. Ayda iki defa izin kullanıyorum.” dedi.

“Koyun da artış var”

Orhan Tezcan ise şunları kaydetti; “Değirmenbaşı’ndayız, yerimiz çok güzel, manzara çok güzel. Geçen sene Zile obasındaydık. Benim yaylam olmadığından bölge bölge gezmek zorundayım. Bu yıl hasılat iyi. Koyunlar da iyi. Şükür Allah’a. Bu sene artış oldu olmadı dersek ayıp ederiz. Bu sene kuzu da koyunda artış oldu. Artışın nasıl olduğunu bilmiyorum. Kuzuyu 800 TL’ye verdim. El kaça verirse versin ben 1000 TL’den aşağı vermem. Bir koyun ortalama 20-25-18 kilo arası gelir. Ama benim verecek olduğum kuzu 25 kilodan aşağı gelmez. Buranın koyunu kuzusu kışa çok geliyor. Buranın manzarasından koyunlar çok hoşlanıyor. Suyunu çok seviyor. Allah devletimize de çok versin. Desteklemesini de veriyor memnunuz.”

“Bizim için bu iş bir sevda”

Bir başka sürü sahibi çoban Enis Akgül; “Koyunlara aksamdan iğne vurulmuyor, sabah aç karınlarına iğnelerini vuruyoruz. Koyunların bakımını yapıyoruz topalını, uyuzunu ona göre iğnesini yapıyoruz. Yaylıma gidiyorlar. Yayım zamanı sabah gidiyorlar aksam doyduklarında geliyorlar. 1956 Eymür doğumluyum. Ulubey Eymür köyündenim. 30 senedir bu işi yapıyorum. Bizden sonra bu işi kimse yapmaz. Biz bir sevda uğruna bu işi yapıyoruz. Bu vaziyet olursa bu devlet buna yer desteği vermezse bizim çocuklarımız buraya gelmezler. Buraları kim kullanır bilemem biz son nesiliz. Fakat burada belediyelerden meralarımızı bitiriyorlar. Belediyeler meralarımızdan su alıyor, Kabadüz Belediyesi suyu havuzdan alması lazım ama müracaat etmemize rağmen yapmıyorlar. Bizi kural olarak hiç tanımıyorlar. Kaç defa gittik. Şu anda Valiliğe müracaat edeceğiz. Başka şansımız kalmadı. Meralar önemli burada bize yardımcı olanlar da var. Koyunu aşağılarda da bahçe ilaçları vurdukları için orada tutamıyoruz oradan kaçmak zorunda kalıyoruz. Bizde arıcılar gibi kaçıyoruz. Tarım İl Müdürlüğünün buna bir çözüm bulması lazım. Mayıs 15-20 gibi demeleri lazım. Onun haricinde yaylalarda bize mandıra için kapalı yer vermiyorlar. Bundan dolayı hayvanlar açık havadan dolayı az kilo geliyor. Bu devletin bize yardımcı olması lazım. Koyunu ilkbahar ve sonbahar da kapalı alana koymamız lazım. Burada hayvancılık yapıyoruz. Atalardan dedelerden kaldığı için biz elimizden geldiği kadarıyla yapıyoruz. İyi bir hayvancılık yaptığımız yok. Burada bine yakın kuzu var. Kuzular 500 metreden annesini tanır kuzu da yavrusunu tanır. Ses şekline göre tanıyor. Hep renkleri beyazdır ama annelerine göre öyle değildir. Kuzu ve koyun seslerinin bee diye çıkardığı sesler onların kendilerine göre sesleri var. Kuzu annesinin sesini annesi de kuzunun sesini tanır ama bize aynı gibi gelir. Bize bee olarak gelir ama o sesler ayrı ayrıdır.” diye konuştu. ORDU HAYAT /AHMET BAYRAK/ÖZEL HABER

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerikler İzinsiz Kopyalanamaz!