Karadeniz Bayrak
Son Dakika
10 Aralık 2018 Pazartesi

DÜNDEN BUGÜNE GAGA GÖLÜ

DÜNDEN BUGÜNE GAGA GÖLÜ

25 Eylül 2018 Salı, 08:51
DÜNDEN BUGÜNE GAGA GÖLÜ

Gaga Gölü’nün geçmişten bu güne gelen değişimini ve yıllar önce gölün olduğu yerde neler olduğunu 54 yaşındaki Resul Emre bizlere anlattı. Emre, 2007 yılına kadar Gaga Gölü’nün içinde kilise olduğunun görülüğünü ancak göl yükselince artık görülmediğini belirterek, ayrıca gölde 20 kiloyu aşkın balıkların da olduğunu kaydetti.

DÜNDEN BUGÜNE GAGA GÖLÜ

Burası Fatsa Sefaköy’e bağlı eşi benzeri bulunmayan bir doğa. Ama bu doğayı bu güzelliği maalesef bizim insanlarımız koruyamıyor, değerini bilmiyor. Tabi ki hep devletten beklemeyeceksin, biraz da halk olarak biz önder olacağız, yardımcı olacağız. Çocukluğum burada geçti. Şu ada da 2007 yılına kadar burası su yüzeyindeydi, 500 m2 çimenlikti. Biz çocukken buraya camışları yaymaya getirirdik, onların kuyruğundan tutup karşıya geçerdik. Hayvanlar burada 3-5 saat yayılırlardı. Sonra geri dönerdik. 2007 yılına kadar daha kilisenin sırt çatıları gözüküyordu. Ama göl yükselince artık görülmemeye başladı. Peki göl neden yükseldi? Gölün ana virajda akıntısı var. 20 tonluk araca 50 ton yük yüklerlerse ne olur boğazı daraltır. Bu bir trafik terörü, trafik katliamından dolayı aşağı akarı kısıtladı. Bizim biraderin muhtarlık döneminde hala devam ediyor. 2007 yılında bir tahliye işlemi yapıldı. Devlet Su İşlerindeki o anda mühendisler müdürler vatandaşın dediklerini değil kendi kafalarına göre bu aşağı döşenen boruyu yarım metre kadar daha aşağı döşeselerdi, bu tarihi eserler kaybolmayacaktı. Gün yüzünde olacaktı. Müdürler şefler ya çok biliyorlar. Buraya yerli ziyaretçiler geliyor. Ya peki yabancı turistler de ilgi gösteriyor mu? Buraya her Kasım ayının 30’unda Yahudi grubu gelir. Buraya dedelerinden ebelerinden kalan keçi derisinin üstündeki haritayla kontrole gelirler. Burada etüt yaparlar. Bir tahrip var mı diye bakarlar. Dedelerinin bıraktığı emanetleri tabi suyun altında kaldı. Tahmini olarak oynama olmadığından dolayı her sene kontrol ederler. Burası da 2023 anlaşmasına girmiş. Adamlar burası 2023’e kadar bizim diyorlar. Burası batık şehir. İlk Fatsa burası. Buranın adı Fatisa, altı batık şehir. Eski ismi Grada Gölü, şimdiki ismi gaga gölü. Sizce Gaga Gölü’ne yeterli ilgi gösteriliyor mu? 2014’ten beri buradayım, bir takım katkılarda bulunma çabası gösterdik. Tabi ki halkımız, bürokrasimiz buna duyarsız davrandılar. Burası Trabzon’da olsaydı ikinci bir Uzungöl olmuştu. Trabzon’dan Uzungöl 110 km, Ordu’dan burası 50 km, Fatsa dan burası 6 km, yani şu doğa güzelliğini değerini bilmiyoruz. Peki gölde balık var mı? Bu gölde balık var sazan, kasnak ve alabalık var. Bir de kendisine faydası varmış gibi İsrail balığı atıldı. 2006-2007 yılında su ürünleri devlet kurumlarının talimatı ile atıldı. O balık tam aksine buradaki üretilen balıkları yiyen bir balık. İsrail’in kendisi bir şeye yaramıyor ki balıkları bir şeye yarasın. Onlar orda insanları yiyor gönderdikleri balıklarda burada balıkları yiyor. Bunlar olmaması gereken şeyler. Peki göl derin mi? Biz burada doğup büyümeyiz. Belli bir yaşa kadar çocukluğumuz burada geçti. Buranın derinliği 36 metreydi. Erzincanlı bir arkadaşımız burada hafriyat çekerken kalp hastalığı vurmuş kamyonu yuvarlanmış. Bu gölde bir taksi iki minibüs bir kamyon var batık şekilde. Kamyonlardan biri tüp kamyonu adamların ölüsünü 1-2 günde anca aldılar. 100 kiloluk balıklar da var burada. Ayhan ağabey var, bahçenin kenarında tırpan vururken yanlışlıkla balığın kafasını kesmiş yerden kaldıramamış ağırlıktan dolayı yetişkin bir çocuk kadar ağırlığı vardır. Muharrem de burada balık tutarken oltayı çekemedi balığı kesip öyle aldılar. Balık 28 kilo çıktı. Gelen turistlere burayı anlatıyor musunuz? 82 ülke gezdim. Dünyanın en güzel ülkesi biziz. Dünyanın en duyarlı insanı biziz. Boş ver banane diyen milletin %90’ını da biziz. Şu karşısı Sefa Köye bağlı bir mahalledir. Burası da Sefaköy’e bağlı. Şu arka tepede gözüken mahalle de Yatsıköy muhtarlığına bağlı olan bir yerdir. Ama çoğunlukla Sefaköy toprağına bağlıdır. Ve onunda bana manevi bir gücü desteği olmasaydı burada bu güzelliği bulma ve çayı içme şansımız yoktu. Buraya yazın yaklaşık 45-50 ülkenin turisti geliyor. Sayın valimizin başlatmış olduğu bir kampanya vardı. Sayın valimiz ile buraya 80 tane Arap gazeteci gelmişti hatırlıyorsanız. Her ülkenin insanının burada olmasını, bizim Karadeniz’imizin güzelliğini görmesini isteriz. Devlet kurumlarımız, devlet büyüklerimiz çaba sarf ediyor ama insanlarımızda bir çaba yok. Misafirperver gözüküyoruz ama değiliz, itici yönümüz çok var. Özellikle kiliseyi soruyorlar bizde burada doğup büyüdüğümüz, gözümüzle gördüğümüz için elimden geldiği kadarıyla turizme katkı sunmaya, Ordumuzun güzel doğasını elimizden geldiği kadarıyla aktarmaya çalışıyorum. Fatsa ilçesi 10 km güneyde Fatsa-Aybastı Karayolunun üzerinde sit alanı balıklar 15 metre bunlar hep varsayım. Burada bu sene çok kuğu vardı. Ben gelen misafirlere, halka, müşteriye, turiste izah ediyorum. O esnada yoğunluk oluyor ilgilenemiyorum. Sonra ben ilgisiz alakasız gözüküyorum. Ama hiç alakası yok çünkü açıklama barkodu yırtık. Gördüğüm kadarıyla sizin de burası için bir çabanız var? Buralara bir şeyler yapmaya çalışıyorum, şu karşı taraf restaurant olacak. İnsanlar geldiği zaman elit bir şekilde otursun burada, geçmişin havasını tarihi dokusunu yaşasınlar. Ordu ilindeki Kültür ve Tabiat Varlılarının ben burada biraz eksikliğini hissediyorum. Burada çabaları olması gerekirken hiç bir çabaları yok. Bir barkod var, 2 yıldır yırtık değişecek bir şikayet olarak demiyorum okunmaz halde Ben bunu birimlere, Kültür Müdürlüğüne de söyledim. Bu şikayet amacı ile değil tabi ki o insanlarda Karadeniz bir çaba sarf ediyor. Öte yandan o esnada oradan geçen Çamaşlı Ali Kuru da Gaga Gölü ile ilgili bildiklerini şu şekilde anlattı: Gaga Gölü’nde bizim çocukluğumuzda buranın ortasında bir tane bina ve ağaçlarda vardı. 40-45 sene kadar önce arkadaşlar buraya sandalla gelip gidiyordu. Hatta Deniz Gezmiş ve Mahir Çağan’ın da buradan karşıya sandalla geçtikleri söyleniyor. Çocuklar gezmeye geliyorlardı öyle hatırlıyoruz. Kilisenin üzerinde bina vardı. Kilise altındaydı diyorlar. İçine girdim diyorlardı. Bu su sonradan yükseldi. Burası ilk Fatsa’dır.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerikler İzinsiz Kopyalanamaz!