Karadeniz Bayrak
Son Dakika
16 Haziran 2019 Pazar

Mustafa Bektaş Mükelleflerini  Ağırladı

Mustafa Bektaş Mükelleflerini  Ağırladı

12 Aralık 2018 Çarşamba, 05:04

Mustafa Bektaş Mükelleflerini  Ağırladı

Ordu’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin uğradığı  yerlerin başında gelen Mustafa Bektaş Kültür Sanat Evininde Mali Müşavir Mustafa Bektaş kendi mükelleflerini  ağırladı.

Geceye katılan misafirler yerel Halk Müziği Sanatçısı Celal Taşdelen’in türküleriyle hoşça vakit geçirdiler.

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Mustafa Bektaş, kendisine ait Selimiye Mahallesi’ndeki apartmanın bir dairesini müze haline getirirken, burada tarih kokan asırlık antika eşyaları sergiliyor. Eski zamanlardan olan eserleri unutturmamak için biriktirdiğini ve sergilediğini aktaran Bektaş, nerede bir antika eser görse peşine düştüğünü söyledi.

A.B:Antika biriktirme merakı nasıl başladı?

Mustafa Bektaş: Çocukluğumdan beri istemeyerek de olsa biriktirmiştim. Daha sonra çoğalınca koyacak bir yerde olmayınca bu beri antikalardan bir müze oluşturdum.

A.B: Ne zamandan beri biriktiriyorsunuz?

Mustafa Bektaş: 40 yıldan bu yana antika biriktiriyorum. İlk olarak ilkokul yıllarda kilit, çivi gibi eşyalar biriktirerek başladım. Daha sonra bu antikaları yastık altında, çuvallardan, terekten, serendeden çıkartarak müze haline getirdim. Şuanda bir gelen pişman bir de görmeyen pişman.

A.B:Şuan ne kadar antikanız var?

Mustafa Bektaş: Yaklaşık bin tane antika eserim var. Müzenin yanı sıra ofisimde de antikalarım var.

A.B:Bu eşyalar arasında neler var?

Mustafa Bektaş: Çok şey biriktirdim. Kur’an-ı Kerim, kapı kilidi, daktilo, gramofon, teyp, gaz lambası, koyun kırpma aleti, kazan, değirmen taşı, yayık bunlardan sadece bazıları.

A.B: Antika biriktirmeye ne kadar süre daha devam edeceksiniz? Mustafa Bektaş: Hala nerede bir eser varsa onun peşine gidiyorum. Koşar getirip müzeme koyarım. Bazen satın alıyorum, buluyorum ya da eş dosttan alıyorum.

A.B: Müzeniz nerede?

Mustafa Bektaş: Yıllarca biriktirdiğim Ata yadigarımı eşyalarımı Selimiye Mahallesi’nde sergilediğim bir müzem var. Ordu’yu kuşbakışı gören bir müzem var. Bu müzede il dışından gelen misafirleri ağırlıyorum, tarihi eserleri gösteriyorum.

A.B: Evinizi müze yapma fikri nereden doğdu?

İlk olarak eşyaları bir odada muhafaza ediyordum. Ancak artık o oda yetmemeye başladı. Bende bunun üzerine eşyaları evimin çatı bölümündeki daireyi tadilat ettirdikten sonra buraya aldım. Dairemi ‘Müze ev’ yaptım.

A.B:Müzede etkinlikler yapıyor musunuz?

Bu mini müzede, Alevi Bektaşi ritüellerinin sergilendiği sıra geceleri, yöresel yemek geceleri yapıyorum, ozanlar getiriyorum. Bu müzede geçmişten günümüze ışık tutacak eserlerim var.

A.B: Peki halka açık mı?

Turistler ilgi gösteriyor mu?

Mustafa Bektaş: Tabi ki halka açık. Hem yerli hem de yabancı turistler çok büyük ilgi gösteriyor. Ordu’ya gelen kişiler, yabancı turistleri müzemize de getiriyor.

A.B.Bu müzenizi daha fazla tanıtmak istiyor musunuz?

Mustafa Bektaş: Elbette. Müzemi herkes bilsin istiyorum. Ordu Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ve Altınordu Belediyesi’nden konuma uygun bir yer bulabilirsem, müzemi dünyaya tanıtacağım. Yer tahsis etmelerini istiyorum. Taşbaşı Mahallesi’nden bana yer versinler, müzemdeki eserlerimizi oraya götürüp, o yeri 24 saat açık tutarak Ordu turizmine katkı sunmak isterim. Bu yerde yerli ve yabancı turistler hem müzemizi gezecek hem de yöresel yemeklerimizi tadacaklar. Yeter ki bana yer tahsis etsinler. Ordu’nun adını her yerde  duyuracağım.

A.B: Yer tahsisi olursa turizme de katkı olacağını düşünüyor musunuz?

Mustafa Bektaş: Kesinlikle. Ben Ordu’ya geldim de; Ordu yöresinin yemeklerini yedim, Ordu halk oyunlarını izledim, Ordu Mahalli sanatçılarını izledim, aşıkları dinledim diyecek kadar ilimizin ününe ün katacağım. Bana yeri kim tahsis ederse onun adına yapacağım. Burada kendi adımı kullanmayacağım. Büyükşehir ya da başka bir kurum, bana yeri tahsis etsin, ben hem orada yemek çıkaracağım hem de misafirleri ağırlayacağım. Hem de o kurumu onure edeceğim.

A.B: Bu eserler sizden sonra ne olacak?

Vefat etmem halinde eşyalarıma çocuklarım sahip çıkacak ve sergilemeye devam edecek.

Bektaş’ın yıllar önce yaylada koyun otlattığı sırada bulduğu anahtar ve çivilerle başladığı koleksiyonunda,, kapı kilidi, daktilo, gramofon, teyp, gaz lambası, koyun kırpma aleti, kazan, değirmen taşı, yayık gibi çok sayıda unutulmaya yüz tutmuş eski eşya bulunuyor.KARADENİZ BAYRAK-AHMET BAYRAK/Özel Haber

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerikler İzinsiz Kopyalanamaz!