26 Mayıs 2012 - Cumartesi
"Hey İzmir senden uzakta 750 gün oldu. Sen ben ayrı düştük. Her geçen gün içimde tüllenen bir sevdanın son tınılarıydın sen. Şimdi gurbetteyim sensiz. Kuzeyin mavisi ve yeşili elimde olsa da sen başkaydın. Filizlenen ben'in ayaklarının vurduğu yerdin. Sığmaz deli gönül akan ırmaklardın Ege'nin maviliklerine. Bilmiyorum bir dahaki karşılaşmamıza neler hazırladın. Sen ve içindekiler yabancılaşmışsa bana o zaman hasret şiirleri vuslat yazmayacak... Bilmiyorum nedir bu sevdanın sonu... 555 sokaktan aşağıya inip pazarında taze sebze kokusu alacağım Bornova, 525'e binip Diş Hekimliğinin önünde inmeye çalışıp Ziraata anca yetişeceğim. 62'ye binip çift katlı ile yeni yoldan Konak'a ineceğim, belediyenin arkasında döner yiyip Kemeraltı’nın hengamesinde dolanacağım. Bilmem belki de bunlardan hiç zevk almayacağım." evet tam bir yıl önce böyle söylemiştim. her gün yeni bir hasretin eklendiği zamanı yaşamaya çalışıyoruz. sık boğaz etse de ne varsa çevremizde aldırmıyorum. iyi ki yaşamışım dünlerimi. hey arkadaş herşey dünde kaldı. yarına iyi hazırlanmak lazım. İzmir büyüsüne kapıldığım şehir. hemen öyle laflar etmeyin aklımın bir köşesinde kaldı zannetmeyin. açıkça söylüyorum aklımın bir köşesini değil gönlümü ortaya koymaktan çekinmem. ama kuru ayazları, yazları kokan kordon, çeşmede sakızlı dondurma, karaburunda hurma zeytini ve kalamarı, gümüldürde satsuması, hafta sonu gezmeleri; kemalpaşada kuru dere, manisa yolunda çiçekli köyü, evka yolunda zeytinlik... hiltonu görmek şehrin dört bir yanından, kipadan hazır kızartılmış tavuğu, bahçede elimi karartan enginarlarım, halı saha maçları alt sınıflarla, fakültede turnuva maçları, ömrümün kaleciği... hep geride kaldı. damağımda lezzet ise; akşamları semaver çayları, hafta sonları bülentimin poğaçaları, bezelye kovalamaca çorbaları "tarifi ve zarureti bana kalsın" basmanede urfalıda yediğimiz adana kebaplar, DR 777 broadwayımiz ve ekolüm, şirinerde park pide ".." meydan ödemiş köftecesi, fruko gazozumuz ve mahmudum kadim dostum, şirincanın başlangıç lavaşı, yıkıkminarede tire köfte, salhanede salaş uykulukçu, büyük caminin yanında püryan pastanesi, postane karşısında küçük pizzacı, bolulu hasan ustada aşure ve karadutlu dondurma, çınar pastanesinde bademli çikolata, açık sinemada gazoz, hatayda hacıbaba su böreği, cumartesi çipura, iftara gidip sahurlu dönmelerim, martta gece 12 de yengenin kestiği karpuz, meşhur fırında tavuğum, cumaları halil hoca ve lokma ziyafeti, zirrat yemekhanesinde tarifini alamadığımız kereviz, aynalı büfede çifter götürülen karşık sandiviç ve sucuklu bol kaşarlı, cafe portakal da çay, .... daha çok.... günün yorgunluğunu bilmediğim günler, geceleri yanık şiirlerim, bak sabah oldu yarına kaldı dünden kalan düşlerim....