26 Mayıs 2012 - Cumartesi
Zaman çınarlara hep yaprak verip-alıyor... Yılların yıpratıcılığına karşı içten içe oyulsa da ayakta kalır koca çınarlar... Özlemdir uzaklardakilerin altında bir yudum acı çay içmek, çınardan çok genç geçmişine, hülyalarına şöyle bir dalıp ah vah etmek... nedir ki bu çınarın yaşadıklarına, şahit olduklarına inat... Asıl olan o atmosferin dinginliğinde kendini dinlemek...
Nasıl es geçiyoruz hayatı, o çınarın altında iki yudum çay içecek kadar kendimize dönemiyoruz veya kendimizi bulamıyoruz... Mühim saydığımız onca şeyi 10 kat yapalım, hepsi, iki yudum çay ve kendimiz olmamızdan daha önemli değildir... Hayat maratonunda vuslat arayan yalnız koşucunun sevdası çok uzak değil, sadece kendinden başlayan meşakkatli bir çember... (devam eder...)