AKILLARINDAN GEÇENİ ANLAMAK ZOR DEĞİL
Necdet Topçuoğlu
Sayın Erdoğan seçimin tarihini partisinin grup toplantısında 14 Mayıs 2023 olarak açıklamıştır. Bu rastgele bir tarih değildir. Merhum Adanan Menderes’in ‘’Yeter Söz Milletindir’’ sloganına sarılmak istemektedir. Bu stratejinin neresinden tutsanız çelişkilerle doludur. Her şeyden önce 20 yıldır iktidarda olan bir partinin yeter söz milletindir deme hakkı yoktur. Bu hakkın olsa, olsa muhalefetin hakkı olması gerekir. Diğer yandan Demokrat Partinin mirasçısı Sayın Gültekin Uysal Altılı masa da yer almaktadır. Rahmetli Demirel’in dediği gibi kimse tapulu arsasına gece kondu yaptırmaz. Dolayısı ile 14 Mayıs stratejisi daha başlarken çökmüştür. Bu propagandanın fayda sağlaması mümkün değildir.
Seçimlerle ilgili olarak hukukçular arasında ciddi görüş ayrılıkları bulunmaktadır. Anayasamızın 101. Maddesine göre, bir kişi ancak iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir, üçüncü defa aday olamaz denilmektedir. Ak Partili hukukçular o eski anayasaya göre öyleydi. Sistem değişti, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemine geçildi. Buna göre Sayın Erdoğan ilk dönem hakkını kullanmaktadır. Bu nedenle ikinci defa aday olma hakkı bulunmaktadır, diye görüş bildirmektedirler. Muhalif hukukçular ise, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi anayasa da madde değişikliği ile getirilmiştir. Madde değişikliği anayasa değişikliği değildir, bu nedenle yeni anayasa diye bir şey yoktur demektedirler.
Bu durumda eski anayasa, yeni anayasa tartışması yapılmaktadır. Hal böyle olunca Ak Partili hukukçuların aklından geçenin şu olduğunu sanıyorum. Şayet iki hukuki yorum üzerinde fikir birliği yok ise, son çıkarılan yasa öncekini yok sayar prensibinden hareketle kendi görüşlerinin geçerli olduğunu öne süreceklerdir. Bu durumda Sayın Erdoğan’ın aday olmasının önünde bir engel bulunmadığını savunacaklardır. Bu konuyu perde gerisinde YSK ile konuşup anlaştıklarını düşünüyorum. Her ne kadar haklı olmadıklarını düşünsek bile, YSK bu konuda karar almaya yetkili olup, kararlarına itiraz edilememektedir.
Anayasanın 116. Maddesine göre erken seçim kararının TBMM tarafından alınması halinde Sayın Erdoğan’ın aday olmasının önünde bir engel bulunmadığı söylenmektedir. Anayasa seçimlerin yenilenmesi ifadesini emretmektedir. Halbu ki bu seçim yenilenmesi değil, açıkça erken seçim kararıdır. Bu nedenle ben kişisel olarak bu görüşe katılmıyorum. Ancak hukukçular burada bir açık kapı bulunduğunu ifade etmektedirler. TBMM’nin erken seçim kararı almasına Cumhur İttifakının oylar yeterli gelmemektedir. Muhalefet destek vermedikçe TBMM’nin erken seçim kararı alması mümkün değildir. Geriye anayasanın 116. Maddesinin son fıkrasına göre Cumhurbaşkanı’nın erken seçim kararı alması kalmaktadır. Bu durumda Sayın Erdoğan’ın aday olması hukuki tartışmalara neden olmaktadır. Tartışmadan öte, aday olması anayasal olarak mümkün değildir.
Diğer yandan Cumhur İttifakı tarafından, 6 Nisan 2022 tarihinde 298 Sayılı Seçim Kanunu değiştirilmişti. Bu değişikliğin uygulanması, 6 Nisan 2023 tarihi itibarıyla mümkün görülmemektedir. Seçim takvimi oy kullanılan günden 60 gün önce başladığına göre, yeni seçim Kanununun uygulanabilmesi için, 7 Haziran 2023 tarihinden önce erken seçim kararı alınmaması gerekirdi. Ancak Sayın Erdoğan seçim tarihini 14 Mayıs 2023 olarak açıkladığına göre, seçim takvimi 60 gün öncesine gidilirse, 8 Mart 2023 tarihi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durumda yeni seçim Kanununun uygulanması mümkün değildir. Ancak AK Partili hukukçular, Cumhurbaşkanı seçim kararı alırsa, anayasanın 77. Maddesine göre her iki seçiminde aynı günde yapılacağı hükmünden istifade etmeyi düşüneceklerdir. Bu hususun da YSK ile görüşülmüş olabileceğini düşünüyorum.
Aslında AKP ve MHP’nin blok halinde seçime girmesi durumunda %41 oy oranı ile Meclis çoğunluğunu sağlayacağını iddia edenler bulunmaktadır. Bu durumda Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalırsa, Sayın Erdoğan’ın büyük olasılıkla Meclis çoğunluğunu almış olmanın avantajı ile, tekrar seçileceği konuşulmaktadır. Buna karşılık bütün muhalefet partilerinde kafa karışıklıkları devam etmektedir. HDP anayasa mahkemesinde kapatılmamasına karşılık kendi adayını çıkarmayı kabul etmiş görünmektedir. Bu durum AKP’nin ikinci tur hesaplarına destek anlamı taşımaktadır. İşçi Partisinin tek aday ısrarı karşılık görmediği için ittifak içinde sorun çıkmıştır. Çok fazla yoruma gerek yoktur. Muhalefetin tek aday ile Cumhurbaşkanlığı seçimini ilk turda alması tek çıkar yoldur. Altılı Masa Milletvekili seçimine ‘’Türkiye İttifakı’’ olarak, blok halinde girmezse Meclis çoğunluğunu alması mümkün görülmemektedir. Umarım yanlış yapmazlar da bu kabustan hep birlikte kurtuluruz.
(18, Ocak, 2023-Ankara)