ECEVİT CHP'NİN BAŞINA DÖNMEK İSTEMEDİ
Necdet Topçuoğlu
12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra bütün siyasi partiler kapatılmış, Genel Başkanları tutuklanmışlardı. Normal döneme geçildiğinde eski partilerin tekrar faaliyette bulunmalarına izin verilmemişti. Yasakların kaldırılması Sayın Özal Tarafından bir referandum ile gerçekleştirilmişti. Yasaklar kalktıktan sonra bütün liderler siyasete döndükleri halde Sayın Ecevit ısrarlara rağmen bir türlü CHP Genel Başkanlığına dönmüyordu. Ben de Japonya’daki eğitim programından yeni dönmüştüm. Ankara Sanayici Ve İşadamları Derneği (ASİAD) Başkanı kadim dostum Sayın Veli Sarıtoprak’ı ziyaret etmiştim. Son siyasi durumları değerlendirirken Sayın Ecevit’in CHP’nin başına dönmemesi gündeme gelmişti. Etkisi olmayacağını bildiğimiz halde bir de biz ziyaret edelim diye karar vermiştik.
Sayın Ecevit’i Oran’daki evinde ziyaret ettik. Rahmetli Rahşan Hanım ile birlikte bizi çok candan karşıladılar. Dilimiz döndüğünce tekrar siyasete dönmesi ve CHP’nin Genel Başkanlığına gelmesini istedik. Derin derin düşündü ve hayır arkadaşlar dedi. Duygusal bir yaklaşımla, hapiste yattığı dönemde CHP üst yönetiminde yer almış partili arkadaşlarının ilgisizliğinden yakındı. Biz bunun aşılabileceğini söyledik. Esas sıkıntısının CHP’nin toplumu kendi siyasi yaklaşımları doğrultusunda dönüştüremediğini, tam aksine sosyolojik tabanın farklı siyasi alanlara kaydığını, buna göre yeni bir partiye ihtiyaç olduğunu söyledi. Bu vesileyle ilk defa parti kurmayı düşündüğünü öğrenmiş olduk.
Kurulacak partinin muhafazakar sol, Atatürk milliyetçiliği çerçevesinde tabandan tavana yapılanması gerektiğini anlattı. Hatta ambleminin kendisiyle bütünleşen ak güvercin olması konusundaki fikrimizi sordu. Biz de çok isabetli olacağını ifade ettik. Benden partinin tarım programına girmesi gereken hususlarda katkı sağlamamı rica etti. Memnuniyetle kabul ettim ve hazırladığım raporu daha sonra takdim ettim. Ayrıca bizden faydalı olabileceğini düşündüğümüz isimler istedi. Bizde hazırladığımız listeyi kendisine ulaştırdık. Yıllar sonra o isimlerden bazıları Milletvekili ve Bakan bile oldular. Uzun süren çalışmalardan sonra Sayın Ecevit Demokratik Sol Parti’nin kuruluş dilekçesini 400 klasör evrak eşliğinde İçişleri Bakanlığına vermiş oldu.
Siyaseti sosyolojik ve stratejik yönden çok iyi değerlediren Ecevit, CHP ile toplumdaki sosyolojik değişimi örtüştüremiyordu. Altı boş, sloganik söylemlerle bir yere varılamayacağını biliyordu. Ya toplumdaki sosyolojik değişimin peşine takılıp, kitle kuyrukçuluğu yapmak, ya da toplumu dönüştürecek bir programla yola çıkıp, topluma önderlik etmek arasında tercih yapmaya çalışıyordu. Nihayet tercihini Demokratik Sol, sosyo ekonomik program doğrultusunda yapmıştır.
Ecevit, CHP'nin Devlet Partisi olarak kurulduğunu, kurucu parti olarak görevini yaptığını, iktidar olmak için rakip siyasi partilerle rekabet edecek değişimi sağlayamadığını itiraf ediyordu. Ayrıca, tek parti döneminin halkı bıktıran uygulamalarının faturalarını öde öde bitmediğinden yakınıyordu. Aynı tespitlerin halen geçerli olduğunu söylemek mümkündür. Devlet Partisi bir türlü iktidar alternatifi siyasi partiye dönüştürülememiştir.
Son günlerde yükselen değişim ve dönüşüm seslerinin, çalışılmamış altı boş söylemler olduğunu söylemek mümkündür. CHP'yi devleti kuran parti diye övenler, bu partiyi devlet partisi olmaktan kurtaramazlar. Bu nedenle parti içindeki son tartışmaların olumlu sonuç vermeyeceği anlaşılmaktadır. Bay Kemal'in davranışlarını gördükçe, Muharrem İnce'ye ciddi anlamda haksızlık yaptığımızı düşünmeye başladım.
Tarihi süreç değerlendirildikçe yapılan hatalar da gün yüzüne çıkmaktadır. Belki de Sosyal Demokrat Halkçı Partinin kapatılması hata olmuştur. Hatadan dönmek parti kurmaksa, yeni lider ve yeni partinin daha başarılı olacağını öngörmek mümkündür. Kurultayın beklenen mana da bir değişim sağlayacağını belemek boş hayaldir.
(07, Temmuz, 2023-Ordu)