EN İYİ DİN BİZİ TANRIYA YAKLAŞTIRANDIR
Necdet Topçuoğlu
Brezilya’lı din bilimci Leonardo Boff ile Dalai Lama arasındaki kısa fakat anlamlı söyleşi geçmiştir.
Leonardo, ‘’Din Biliminde Hürriyet’’ akımının geliştiricilerinden birisidir.
İki büyük insan bir masa etrafında oturmuş, din ve hürriyet hakkında fikir alışverişinde bulunurken, Leonardo biraz merak, biraz da muziplik olsun diye Dalai Lama’ya şu soruyu sormuş;
- Kutsal efendim, sizce en iyi din hangisidir?
Leonardo, ‘’Tibet Budizmi’’ ya da ‘’Hristiyan’’lıktan çok daha eski doğu dinleri demesini beklerken,
Dalai Lama durmuş, gülümsemiş ve Leonardo’nun gözlerinin içine bakarak;
- En iyi din, seni Tanrı’ya en çok yakınlaştıran dindir. Seni daha iyi bir insan yapan hangi dinse, en iyi din odur demiş.
Bu kadar bilge bir cevap karşısında Leonardo şaşkınlığından kurtulmak için devam etmiş.
- Leonardo, daha iyi insan derken?
Dalai Lama açıklamasını şöyle sürdürmüş,
- Yani daha insaflı
- daha duygusal
- daha umursamaz
- daha sevgi dolu
- daha merhametli
- daha sorumlu
- daha etik
kılan din hangisi ise işte en iyi din odur demiş.
Bu konuşmadan alınacak önemli dersler bulunmaktadır.
Değerli dostlar, hangi dinden olduğumuz, ya da ne kadar dindar olduğumuz önemli değildir.
Önemli olan, ailemize, işimize, çevremize, ve hatta dünyaya karşı duruşumuzdur.
Unutmayalım ki evren, hepimizin davranış ve düşüncelerinin yansımasıdır.
Aksiyon- reaksiyon kuralı sadece fizikte yoktur. İnsan ilişkileri de bundan etkilenmektedir.
İyilik yaparsan iyilik, kötülük yaparsan kötülük bulursun.
Atasözleri çok uzun denemeler sonucunda ortaya çıkmış sözlerdir.
Başkaları için ne diliyorsak, inanın kendimiz için de onu yaratmış oluruz.
Mutlu olmak kader değil seçeneğimizdir.
Yüzyıllar önce ünlü düşünür Mevlana şöyle söylemiştir.
‘’Düşüncelerine dikkat et, çünkü onlar Söz olur,
Sözlerine dikkat et çünkü onlar Davranış olur,
Davranışlarına dikkat et çünkü onlar Alışkanlık olur,
Alışkanlıklarına dikkat et çünkü onlar senin Karakterini oluşturur,
Karakterine dikkat et çünkü o senin kaderini oluşturur,
Kaderine dikkat et çünkü o senin yaşantın olur.’’
Bilimsel olmasa da her insanın bir yaşam felsefesi, inancı ve sosyolojisi vardır. İnsanların sosyolojik alanda yer bulmaları yaşam felsefeleri ve inançları ile yakından ilgilidir. Sosyolojik alandaki paylaşımlar, aynı dünya görüşüne sahip olan insanların birlikte yaşama ve hareket etme isteklerinden kaynaklanmaktadır. Biz buna sosyolojik taban diyoruz. Sosyolojik tabanlar arasında insanların inançları, ekonomik durumları ve eğitim seviyelerine bağlı olarak geçişkenlikler meydana gelmesi mümkündür. Her insan kendi ait olduğu sosyolojik alanda mutlu olabilir.
(27, Mayıs, 2023-Ankara)