Necdet Topçuoğlu

Tarih: 31.01.2024 01:37

İNSANLAR DA MAYIN EŞEĞİ OLABİLİYOR

Facebook Twitter Linked-in

İNSANLAR DA MAYIN EŞEĞİ OLABİLİYOR

Necdet Topçuoğlu

Bürokrasideki 41 yıllık hizmetimin 27 yılını denetçi olarak tamamladım. Görev yaptığım süre içinde sınır bölgelerindeki Kamu İşletmelerini denetledim. Bu bölgelerde kaçakçılığın oldukça yaygın olduğunu gördüm. Özellikle Şanlıurfa’nın Ceylanpınar İlçesi ile, Suriye’nin Resulayn Kenti arasında meydana gelen kaçakçılık olaylarının acı hikayelerini dinledim. Sınırdaki mayınlı arazilerde canlarını kaybeden veya dur ihtarına uymadıkları için güvelik güçlerinin ateşi sonucu ölen sahipsiz mezarları gördüm. Bu nedenle mayınlı araziler konusunda hayli tecrübelerim bulunmaktadır.

Tarih boyunca evcil hayvan olarak eşeğin, insan hayatında ve kültürümüzde önemli bir yeri vardır. Eşeğin hayatımızdaki ve kültürümüzdeki bu vazgeçilmez yeri, onun insan ve yük taşımacılığında, yol yapımında, insan hayatını kolaylaştırmasından kaynaklanmaktadır. Eşeklerin taşımacılıktan farklı olarak fazla bilinmeyen bir görevi daha vardır. Bu da mayınlı bölgelerde kaçakçılar tarafından mayınların döşenmiş olduğu yerlerin tespit edilmesinde, kobay olarak kullanılmasıdır. Söz konusu hayvanların mayınları hisleri ile anlaması gibi özellikleri bulunmaktadır. Hatta sınır karakollarında kadrolu eşekler bulunmaktadır.

Geçmiş yıllarda, kaçakçılar mayınlı bir araziyi geçmek istediklerinde, bir mayına basıp parçalanmaktan korunmak için, seçilmiş eşekleri kullanırlardı. Bu iş için seçilen eşekler geçilmek istenen mayınlı araziye öncü olarak gönderilir ve eşek yürüdükçe bastığı yerler işaretlenerek kaçakçılık hattında güvenli bir patika açılırdı. Ardından mayınlı araziyi geçmek isteyen kaçakçılar da eşeğin peşinden güvenli hattı takip ederek giderlerdi. Eğer eşek mayınlı araziyi sağ salim geçerse kaçakçı da onun peşinden o araziyi geçer, eğer eşek mayına basarsa arkasından başka bir eşek daha gönderilirdi. Böylece kaçakçılık hattında güvenli bir yol açılmış olurdu. Bu yönteme “mayın eşeği yöntemi”, kullanılan eşeğe de “mayın eşeği” denilmektedir.

Aslında hayvan hakları açısından, mayın eşeği kullanmak bir insanlık suçudur. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle mayın eşeklerinin kullanımı azalmıştır. Eşeklerin yerine artık insansız mayın araçları ve dedektörler kullanılmaktadır. Fakat mayın eşekleri deyimi sadece mayınlı arazilerde mayın tespitinde kullanılmamaktadır. Ayrıca mayın eşeği yerine benzer görevlerin yaptırılması için uygun mizaçlı insanlar da kullanılmaktadır. Göze girmek için mayın eşeği olmaya gönüllü çok sayıda insan bulmak mümkündür. Bunun yanında suça bulaşmış kişiler tehdit edilerek kimsenin yapmak ismediği görevlere gönderilebilirler. Görev yerine getirilirse başarı gönderenlerin, başarısızlık olursa her türlü fatura kullanılan kişiye kesilmektedir.

Uzun süreden beri, yüksek yargı kurumları arasında Hatay Milletvekili Can Atalay'ın tahliyesi konusunda görüş ayrılığı yaşanıyordu. Yargıtay Can Atalay'ın mahkumiyet kararını onamış, ancak Anayasa Mahkemesi ise hak mahrumiyeti kararı vermişti. Yargıtay iktidar ortaklarının tesiri ile Anayasa Mahkemesi Kararını iki defa tanımamıştır.  Bununla da kalmayarak, Meclis Başkanlığından kararı okutarak Can Atalay'ın Milletvekilliğini düşürmesini istemiştir. Meclis Başkanlığı bu hukuksuzluk karşısında bir süre direnmiş, ancak iktidarın katı tavrı karşısında tutumunu değiştirmek zorunda kalmıştır.

Yargıtay'ın Anayasayı hiçe sayan kararını Meclis Başkanı ve Başkan Vekillerinden çoğu okutmaya yanaşmamışlardır. Hukuken mayınlı sahaya girmeyi göze almamışlardır. Nihayet Başkanın yurt dışında olduğu bir dönemde, Başkan Vekili Bekir Bozdağ Liderine sadakatini gösterme gayreti ile hukuksuz kararı Meclisin 30 Ocak 2024 tarihindeki oturumunda okutmuştur. Tarih bu zatın hukuken mayınlı sahada kendisini nasıl feda ettiğini kaydetmiştir. Anayasanın bir maddesinin yok sayılması ile, tamamının yok sayılması arasında hiçbir fark yoktur. Artık bu ülkede hiçbirimizin hukuken güvenliği yoktur. Anayasaya karşı darbe yapılmıştır. Darbenin paydaşları bir gün gelecek tarih önünde hesap vereceklerdir.

(30, Ocak, 2024-Ankara)


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —