MÜSLÜMAN KARDEŞLERİ TANIYALIM
Necdet Topçuoğlu
BOP ve onun devamı olarak, Kanlı Arap Baharı’nın amacı, İslamcıları iktidara taşımak ve Arap ülkelerinde iktidara gelecek İslamcı partilerine “Müslüman ve laik ülkede demokratik bir şekilde iktidara gelen AKP’yi örnek alın” demekti. Proje aşama aşama uygulanmaya devam edilmektedir. BOP son aşamasına gelmiştir.
ABD’nin telkin ve desteğiyle Arap İslamcı parti, örgüt ve oluşumlar Erdoğan’a ‘biat’ edince Ankara ‘Arap Baharı’ sürecinin en önemli ve aktif oyuncusu haline gelmişti.
Özellikle Müslüman Kardeşler’in Mısır ve Tunus’ta iktidar olmasından sonra. Fas’ta ise Adalet ve Kalkınma Partisi'nin(AKP) seçimle iktidara gelişi, Sudan’da Müslüman Kardeş El-Beşir’in iktidarda olması ve Libya’da İslamcıların önemli bir güç haline gelmesi Ankara’yı daha da heyecanlandırmıştı. Ancak ortada bir sorun vardı o da Suriye.
Başvurulan bütün iç ve dış kanlı oyunlara rağmen Esad devrilmiyor ve İslamcılar iktidara gelemiyordu. IŞİD ve NUSRA Şam’da iktidar olmuş olsaydı şimdi herkes Halife Bağdadi ya da Colani’nin arkasında Emevi Camisi’nde namaz kılıyor olacaktı.
Suriye direnince Siyasal İslamcılar her yerde çuvallamış oldular. Aslında ülkesini ölümüne savunan Beşar Esat bir kahramandır. Ona eyy katil Esat denildiğinde bile, ben yine kahraman diyordum.
Hatırlayalım, 3 Temmuz 2013’de Sisi; İslamcı Mursi’yi devirerek Müslüman Kardeşler’e büyük darbe indirmişti. Her zaman İslamcıların arkasında duran Suudi Arabistan ve BAE, Sisi’yi destekleyince Erdoğan çok bozuldu ama kendi planlarından vazgeçmeyerek bölgedeki Siyasal İslamcılara verdiği desteği sürdürdü.
Siyasal İslamcı ve Erdoğan dostu El-Beşir Nisan 2019’da devrildi, Erdoğan AKP’sinin adaşı Fas AKP’si on yıl iktidarda kaldıktan sonra Eylül 2021’de yapılan seçimlerde meclisteki 125 sandalyeden yalnızca 12’sini kazanarak büyük yenilgiye uğradı.
Tunus’ta onaylanan yeni anayasa ve çıkarılacak yasalarla Müslüman Kardeş Nahda’nın işi zor görünmektedir.
Libya ve Suriye’de Erdoğan'ın desteklediği taraflar kaybetmiştir. Bunları önceden tahmin eden Erdoğan; liderlerine söylemediğini bırakmadığı BAE, Suudi Arabistan, İsrail ve Mısır’la barışmayı sağlamıştır. Türkiye NATO üyesi olduğu sürece İsrail ile köprüleri atması mümkün değildir. Türkiye Mısırlı Müslüman Kardeşlerin İstanbul’daki çalışmalarını durdurmuş, Hamas’la ilişkilerini askıya almıştır.
Nereden nereye gelindi, Türkiye El-Beşir’i deviren darbeci El-Burhan’ı Ankara’da iki defa misafir etti, Libya sorununu çözmek için Sisi ile çalışabileceğinin sinyallerini verdi. Suriye’de ise görüşme kapılarının aralandığı anlaşılmaktadır. Burada Putin'in tavrı göz ardı edilmemelidir.
Bütün bu süreci yakından izleyen Mısır Müslüman Kardeşler yönetimi “siyaseti bırakma” kararı almıştır. Artık dünyadaki tüm İslamcı hareketler kenara çekilip neden çuvalladıklarını derin derin düşünmek zorundadırlar.
Aziz Atatürk'ün laik ve çağdaş Cumhuriyeti’ne karşı İngilizlerin telkinleriyle 1928’de Mısır’da kurulan Müslüman Kardeşler Örgütü yalnızca bizim coğrafyada değil, dünyanın her yerinde İslamcı oluşumların ilham kaynağı olmuş ve çoğu zaman hep birlikte emperyalizme hizmet etmişlerdir.
Suudi Arabistan, BAE, Katar ve benzeri ülkelerin sultan, kral, emir ve şeyhlerinin paraları CIA ve MI6 ve benzeri karanlık istihbarat örgütlerinin tezgahlarıyla emperyalizmin hizmetinde kullanılmıştır.
Emperyalizm ilk önce El Kaide ile yola çıkmıştır. Daha sonra Taliban, Boko Haram, El-Şebab, IŞİD, Nusra ve ruh hastası benzeri onlarca örgütle yollarına devam etmiştir. İslam’ı kendilerine göre anlayıp, yorumlamaya çalışan garip gruplar, İslam Dini'ne en büyük zararı vermişlerdir. Sonuçta hepsi hüsrana uğradılar. Yıllarca kimin kiminle neden savaştığını anlamak mümkün olmamıştır.
Dün gece Hamas'ın siyasi lideri, İsmail Haniyye, İran'ın başkenti Tahran da derin bir suikast sonucu öldürüldü. Bunda İran İstihbarat Teşkilatı "SAVAK"ın payının olduğu, zamanı gelince anlaşılacaktır. Her ülkenin istihbarat teşkilatının bünyesinde milli çıkarları düşünen bir yapının kalıntısı daima vardır. Bunların eylemleri daima faili meçhul kalır. Ayrıca kalmak zorundadır. Çünkü usül böyledir.
(02, Ağustos, 2024-Ordu)