ORDU YÖRESİNDE OĞUZLAR
Anadolu’nun Türkleşmesi, 11. yüzyıldan 16. yüzyıla kadar süren çok uzun bir süreçtir. Bir yörenin demografik yapısı kısa süre içinde değişmez. Uzun yüzyıllar alır. Anadolu’ya olduğu gibi Ordu yöresine de Türkler değişik yüzyıllarda ve değişik sayılarda gelerek iskân edilmişlerdir. Üstelik bu iskân edilme büyük oranda otoritenin kontrolü altında gerçekleşmiştir. Dolayısıyla günümüzde Ordu yöresinde oturan halkın tek bir Oğuz boyundan olduğunu söylemek tarihi gerçeklerle bağdaşmaz.
Şimdi bu konuya kısaca bir göz atalım.
Oğuz boylarının Ordu yöresinde ilk yurt tuttukları bölge Mesudiye topraklarıdır. Çünkü bu topraklar, daha tam olarak yerleşik hayata geçmemiş olan Türkmenlerin yaylak ve kışlak olarak kullanmalarına çok elverişli idi. Mesudiye yöresinin doğu ve batı taraflarındaki geniş otlak ve yaylalar, hayvancılıkla geçinen Türkmenler için önemliydi.
Gerek Danişmendliler ve gerekse Selçuklular döneminde Trabzon Rum Devleti’yle sınır olan Milas (Mesudiye) yöresine Çepni, Iğdır ve Yüregir boyundan Türkmenler yerleştirilmişti. Bu Oğuz boyları yurt tuttukları yerlere adlarını vermişler, etnik damgalarını vurmuşlardır. “Iğdır Dağı”, “Yüregir düzlükleri” gibi. Mesudiye İlçesi’ndeki Arpaalan, Balıklı ve Güneyce köylerinin bulundukları plato tipi düzlüklere o yüzyıllarda “Yüregir” denilmekteydi.
Ordu yöresi her ne kadar Oğuzların Çepni boyuna mensup Hacı Emiroğulları’nın önderliğinde Türkleşse de, yöreye Danişmendlilerden beri çok sayıda Oğuz boyunun yerleştiği de kesindir. Bu boylar yerleştikleri mıntıka veya köye kendi boylarının veya oymaklarının adlarını vermişler, bu adlarda kendilerini yaşatmışlardır. Kaldı ki gerek Selçuklular ve gerekse Osmanlılar döneminde Anadolu’ya gelen Türkmen aşiretleri, Türkmen beylerinin nüfuzlarının genişleyeceğinden ve kendi otoritelerini zaafa uğratacağından çekinerek bu boyları aileler veya oymaklar halinde bölmüşler ve iskânlarını bu şekilde gerçekleştirmişlerdir. Nitekim aynı bölgede birbirinden uzak yerleştirilmiş “Çepni”, “Eymür” gibi boy adlarına Anadolu’nun birçok yerinde sıkça rastlanır. Yörede gerek siyasi ve gerekse de fetihler açısından en önemli rolü Çepni Türkleri göstermiştir. Çepniler, sadece kendi boylarına değil, bölgede diğer Oğuz boylarına da kucak açmışlar, bölgeyi bu boylarla birlikte fethetmişler ve Türkleştirmişlerdir.
Karadeniz yaylalarında yaşayan Türkmen grupları Harşit deresi, Aksu deresi, Melet ırmağı ve Bolaman deresi vadilerinden sahile doğru inmişlerdir. Bu kadar kısa mesafelerin Hacı Emiroğulları tarafından ancak yüz yirmi (veya yüz elli) yıllık bir zaman diliminde fethedilmesini, hem coğrafi konumun zorluğuna hem de yerleşik Rumların yöreyi kolay bırakmadıklarına yorumlamak gerekir. Bu yüz yirmi yıllık süre içerisinde Rum yerleşmelerine ve sahillere sayısız akınlar düzenleyen Hacı Emiroğulları, Rumların tamamen bölgeyi boşaltmalarına ve yörenin tam anlamıyla bir Türk yurdu olmasına öncülük etmişlerdir.
Osmanlı Devleti’nde imparatorluk sürecinin başlaması Türkmenleri olumsuz yönde etkilemiştir. Genellikle “devşirme” yöneticilerin iş başında olması, göçebe Türkmenlere devletin bakış açısını değiştirmiş, ilk dönemlerde göçebe savaşçılara orduda geniş yer veren Osmanlılar, ordunun yapısını daha sonraları yeniçeriye dayandırmışlardır. Tımarlı Sipahilere dayanan eyalet askerleri sayısal olarak azalmaya başlamış, Türkmenler böylece askerlik dışına düşmüşlerdir. Hatta Doğu Karadeniz çevresindeki Çepniler, “kızılbaş” oldukları için askeri hizmetlere alınmadıkları gibi, önceden alınmış olanlar da askerlikten çıkartılmıştır. Dirlikleri de ellerinden alınmış olan bu Türkmenlerin bir kısmı İran’a doğru geri göçmeye başlamışlardır.
Ordu yöresinde 1455 tarihli Tahrir Defterindeki Türkmen nüfusun, 1485 yılında azaldığının görülmesi bundandır. Nitekim Mesudiye‟nin bazı köylerini fetheden Türkmenlerin, “sonradan geri gittikleri” söylenceleri bu durumu doğrulamaktadır.
Bu durum, Osmanlı ülkesinin başka yerlerinde de görülmektedir. Osmanlı memurlarının göçebe Türkmen’i aşırı vergilendirmesi ve çeşitli müdahale ve sürgüne yollamaları, Türkmen beylerine ait tımarların ellerinden alınması çeşitli isyanlara sebep olmuştur. Üstelik Türkmenlerden alınan tımarlar genellikle “devşirme kapıkullarına” verilmiştir.
Ordu yöresine Çepnilerden başka Oğuz boyları da yerleşmiştir. Bu boylar yerleştikleri köy veya mevkilere kendi boylarının ve oymaklarının adını vermişlerdir. Kuşkusuz Oğuz boylarıyla ilgili adlandırmaları tam olarak tespit etmek için geniş bir alan çalışması yapılması gerekir. Özellikle mahalli araştırmalara bu konuda çok ihtiyaç vardır. Yerleşim birimlerindeki mevki adlarını da kapsayacak bir geniş araştırma Anadolu’nun etnik damgası açısından önemlidir.
Biz burada, Ordu yöresinde Oğuz boy ve oymak adlarını almış bazı yerleşim birimleri ile Danişmendliler ve Hacı Emiroğulları zamanında kurulduğu anlaşılan köy adlarını vermekle yetineceğiz:
Alan- Mesudiye Alan Köyü, Batan ,Çavdar – Mesudiye Çavdar Mah., Erik- Mesudiye Erik Köyü, İğdir- Mesudiye’de mevki adı, Yüregir - Mesudiye‟de mevki adı, Üregir- Satılmış-ı Mezid Bey,Kenşerlü- Mesudiye Güzle Mah. Alayundlu – Aybastı Alanyurt Köyü , Ali –Beylü –Gülyalı’da Mah. Avşar , Babalı, Balıklu- Mesudiye Balıklı Köyü, Bayadı, Bayındır, Bayadı Köyü Ordu-Merkez, Çepni - Çepni Köyü Perşembe-Bellice ,Çepni -Çepni Köyü Gölköy‟de, Çepnilü -Çepnilü Köyü Ordu-Karapınar Mahallesi, Eymür -Eymür Köyü Ordu-Merkez Mahallesi, Karaca-Karaca Köyü Aybastı Kıraçkaya, Karkınlu – Ordu Turnasuyu, Oğuz -Mezra‟a-i Oğuz Ordu merkezi, Saruca/Sarıca- Köyü Mesudiye Sarıca Köyü, Sarucalu Yukarı- Mesudiye Yukarı Sarıca Köyü , Sarıca köyü- Gölköy Sarıca Mahallesi, Danişmend - Danişmend (Alibeğcede), Danişmend - Danişmend Köyü (Kıruk-Ġli‟nde) , Danişmend - Danişmend-Kovancı Ulubey‟de, Danişmend İsa , Danişmend- Danişmendlü Köyü Çamaş‟ta, Taylu- Mesudiye Daylı Köyü , Meliklü- Meliklü Yavuzkemal, Döğer - Kıruk- İli‟nde….
Bu konuda Ordu Tarihinden İzler adlı kitabında Prof. Dr. Bahaeddin Yediyıldız, şu nefis tespitte bulunmaktadır:
“Ordu ve yöresine ait bu yerleşme yerleri adlarının toplamı 752 civarındadır. Bu adların etimolojik tahliline gidilmeksizin ilk okunduğunda açık seçik manaları anlaşılanlar göz önünde bulundurularak, söz konusu isimler bir tasnife tabi tutulduklarında şöyle bir manzara ile karşılaşılmaktadır. Ordu ve yöresi yerleşme adlarının en büyük kısmını % 33‟ lük bir nispetle menşe‟leri boy, oymak ve kişi adlarına dayanan yer adları teşkil etmektedir. Bunlardan Oğuz-lu, Çepni-lü, Döğer, Eymür, Karkın, Alayundlu, Bayadı, Bayındır, Iğdır gibi Oğuz boylarına ait isimler ilk anda dikkat çekmektedir. Ordu yöresinin umumiyetle Çepniler tarafından Türkleştirildiği yazılmakta ise de, daha Fatih devri tahrir defterinde yukarıdaki Oğuz boylarının adına rastlanabilmesi, bölgeyi Türklere açma hareketi içinde, Çepnilerden başka daha birçok Oğuz boyunun rol oynamış olduğunun kanıtıdır.”
Görüldüğü gibi gerek Ordu yöresindeki Türkleri, gerekse Anadolu’da yerleşmiş Türkleri tek bir Oğuz boyuna bağlamak doğru değildir. Ordu yöresinde de Çepni boyu çoğunlukta değildir. Hatta Osmanlı döneminde adı Vilayet-i Çepni olan Giresun’da bile Oğuzların hemen her boydan iskân edildikleri anlaşılmaktadır. Selçukluların ve Osmanlıların Türkmenleri Anadolu’ya iskân ederken Oğuz boyarını bölmelerinin bir devlet politikası olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.
KAYNAKLAR
*B. Yediyıldız, Ordu Kazası Sosyal Tarihi, Ankara 1985
*B. Yediyıldiz, Ordu Tarihinden İzler, İstanbul 2000
*D. Avcıoğlu, Türklerin Tarihi, I. II. III. IV. İstanbul 1979
*Faruk Sümer, Oğuzlar, İstanbul 1992
*M. Baş. A. Gürsoy, Ordu Yöresinde Oğuz Boyları, Ankara 2008
*Necati Demir, Ordu Yöresi Tarihinin Kaynakları IX, Ankara 2006