Necdet Topçuoğlu


BEKRİ MUSTAFA AYASOFYA’YA İMAM OLDU

Adalet ve İçişleri bakanlıklarına yapılan atamalardan sonra Bekri Mustafa aklıma geldi.


BEKRİ MUSTAFA AYASOFYA’YA İMAM OLDU

Necdet Topçuoğlu

Adalet ve İçişleri bakanlıklarına yapılan atamalardan sonra Bekri Mustafa aklıma geldi.
Bekri Mustafa, yoksul bir mahallede “Küçük Ayasofya Camii’nin önünden geçmektedir. O sırada musallada bir tabut vardır, fakat namazı kıldıracak imam ortalarda yoktur.

Cemaatin, beklemekten canı sıkılır ve başında kavuğu, sırtında cübbesiyle oradan geçen Bekri Mustafa’yı “hoca” zannederek namazı kıldırmasını isterler.

Bekti Mustafa “Yok, ben hoca değilim” dese de, dinlemezler ve zorla cemaatin başına geçirirler.
Bekri Mustafa namazı kıldırdıktan sonra tabutun örtüsünü açar ve ölünün kulağına bir şeyler fısıldar.
Cemaat, ölüye ne söylediğini merak eder.

Bekri Mustafa gülerek cevaplar:
“Sen şimdi aramızdan ayrılıp ahirete gidiyorsun. Eğer orada, bu dünyanın durumunu sana sorarlarsa, Bekri Mustafa Ayasofya’ya imam oldu dersin. Onlar durumu anlar" dedim demiş.

Cehalet ve liyakatsizliğin ödüllendirildiği bu dönemde, devlet kadrolarının peşkeş çekildiğini görünce bu fıkra aklıma geldi. Devasa adliye sarayları var, içinde adalet yok. Çok sayıda üniversite var içinde bilim yok. Camiler var içinde din yok.

Bekri Mustafa yaşamış olsaydı, kesinlikle bu günlerde önemli bir camiye imam yapılırdı. Düşününki okuyup diploma almanıza bile gerek yoktur. Birileri gelip diplomanızı yok sayabilmektedir. Uyulmadıktan sonra Anayasa ve Anayasa Mahkemesine bile gerek yoktur.

Mecliste genç Milletvekilleri, babası yaşındaki yaşlı Milletvekllerine tokat atıp, burnunu kırmaktadır. Bozulan herşeyi düzeltmek mümkündür ama, kaybolan güveni geri getirmek çok zordur.

(13, Şubat, 2026-Ankara)