DEVLET AKLI KURUMSAL AKILLARIN BÜTÜNÜDÜR
Necdet Topçuoğlu
Güçlendirilmiş parlamenter sistem çözüm değil, sloganik altı boş bir iddiadır.
Parlamento, yasama organı olarak icranın denetiminden sorumludur. İcra olmadan denetim olmaz. Denetimi bağımsız ancak icra ile ilişkili olarak görmek gerekir.
Türkiye'nin her dönem temel sorunu iyi yönetilememek olmuştur. İyi yönetim, güçlendirilmiş bir icra organı ile sağlanır. Bu da parlamento hükümetinde başbakanın güçlendirilmesi ile mümkündür.
Parlamenter sistemde cumhurbaşkanı sembolik olmalı ve parlamento tarafından seçilmelidir. Halk tarafından seçilen cumhurbaşkanı, parlamento hükümetine alternatif güç iddiasında bulunabilir. Bu durum güçlerin çatışması bakımından mahsurludur.
Yasama, yürütme, yargı kuvvetler ayrılığı ilkesi şarttır. Özellikle seçimlerini kendi içinde yapan tam bağımsız yargı olmazsa olmaz niteliğindedir. Hukukun üstünlüğü ancak bağımsız bir yargı ile sağlanabilir.
Parlamentonun güçlendirilmesi, yeni bir anayasa ile birlikte, Partiler Kanunu ve Seçim Kanununun çağdaş demokratik bir yapıya kavuşturulması ile mümkündür. Parlamento, milletvekilleri meclisi ve senato olmak üzere çift meclisli olmalıdır. Yasaların kalitesi bakımından bu durum çok önemlidir. Son zamanlarda özellikle muhalefet partileri tarafından dillere dolanan "güçlendirilmiş parlamenter sistem" söylemi dayanaksız, altı boş bir söylemdir. Kimse de çıkıp nedir bu söylediğiniz sloganın dayanağı diye sormamıştır.
Eleştirdiğimiz Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi bile bundan daha tutarlı bir söylemdir. Altı dolu olmasına rağmen Türkiye'nin yapısına uygun olmadığı görülmüştür. Eksik ve iyi işlemeyen yönlerinin ele alınması ayrı bir makale konusudur. Sloganik dayanaksız iddialarla yola çıkanlara devlet işleri emanet edilemez. Siyasi partiler kendilerine çeki düzen vermelidirler. Ar-Ge'si olmayan siyasi kurumlara parti demek bile doğru değildir. Aklına gelen parti kurmaktadır. Birçoğu sadece tabeladan ibarettir. Hepsinin birer hesabı var, ancak birçoğunun hesabında devlet bulunmamaktadır.
Her siyasi parti, devletin yeniden yapılandırılması konusunda fikirler öne sürmektedirler. Her görüş muhteremdir, ancak bu görüşlerin sistematik mimari bütünlüğü bulunmamaktadır. Ayrıca bu konu o kadar da basit değildir. Çok geniş bir araştırma geliştirme çalışmasını gerektirmektedir. Devleti yapılandırmak çok ciddi bir iştir. Bilgisiz acemiler tayfasına terk edilecek kadar basit bir konu değildir. Cahil cesareti olmalı ki devlet hakkında zerre kadar bilgisi olmayanlar ileri geri konuşmaktan geri durmamaktadırlar.
Devlet aklı, kurumların aklının toplamıdır. Kurumları yok edilmiş bir devlet, aklı yok edilmiş bir devlettir. Devlet aklının yeniden egemen olması için, kurumlar bazında devletin yeniden yapılandırılması zorunludur. Cumhur İttifakı tekrar iktidara geldikleri takdirde mevcut sistemin restore edileceği sözünü vermiştir. Devlet Bahçeli de, aksayan yönlerin düzeltilmesine dikkat çekmektedir. Bu konu da Meclis aritmatiği yönünden MHP’nin kilit parti olduğu görülmektedir. MHP’nin izin vermediği hiçbir düzenlemenin Meclisten geçmesi mümkün görülmemektedir.
Seçim sonunda dağılmış görünen Millet İttifakı partilerinin daha önce ortaya koydukları mutabakat metni incelendiğinde, Cumhurbaşkanının yine halk tarafından seçilmesi savunulmaktadır. Meclisin bazı yetkileri verilmiş olsa bile bu durum, Yarı Başkanlık Sistemi anlamına gelmektedir. Eski yıllarda Rahmetli Demirel de Yarı Başkanlık Sistemini savunuyordu. Seçim sonrasında ortaya çıkan tablo, Parlamenter sistemin bir daha gündeme gelemeyeceğini göstermiştir. Sistem yerleşmiştir. Bundan sora yapılması gereken, sisteme uygun anayasanın çıkarılması ve sistemin aksayan yönlerinin düzeltilmesi şeklinde olmalıdır.
Siyaset kurumu, bir ülkede ya halkın sosyolojik durumunu dikkate alarak siyaset yapar, ya da halkın sosyolojik durumunun değişmesine öncülük eden bir iddia ile yola çıkar. Kuruluş yıllarında, Cumhuriyet bir değişim projesiydi. Osmanlı bakiyesi olan toplumu, laik demokratik sisteme dönüştürmeyi amaçlamıştır. Çok sancılı geçen ve geride bıraktığımız yüz yılda bu dönüşüm kısmen başarılmıştır. Tamamen başarılmış olsaydı biz bu gün tek adam sistemini konuşuyor olmazdık.
İkinci değişim programı. 2002 yılında AKP’nin iktidara gelmesiyle başlamıştır. Geride kalan 21 yıl boyunca toplumun sosyolojik yapısı dönüştürülmeye çalışılmış ve ithal oylarla da olsa, bu durum %52 oranında oy alarak başarılmıştır. Değişimi kişilerin değişmesinden ibaret gören bir muhalefetin bu durumu tekrar geriye döndürme ihtimali görünmemektedir. Bu durumda TBMM’nin durumu tartışmaya açılacaktır. Yetkisiz bir Meclisin 600 Milletvekili ile milletin sırtına yük olduğu görüşü dillendirilmeye başlanmıştır. Seçimlerin şoku halen geçmiş değildir. Siyaset kurumu normal mecrasına döndüğünde çalışmaların başlayacağı tahmin edilmektedir.
(21, Haziran, 2023-Ankara)