Necdet Topçuoğlu


NÖRON FAKİRLERİ EŞEĞİN GÖLGESİNİ MERAK EDERLER

İnsan beyninin kapasitesi kapsadığı nöronların sayısı ile ölçülmektedir. Bir beyine zeki diyebilmemiz için sadece nöron sayısı yeterli değildir. Nöronlar arasındaki ilişkiler ve beyinin nöron üretme yeteneği de önemlidir.


NÖRON FAKİRLERİ EŞEĞİN GÖLGESİNİ MERAK EDERLER

Necdet Topçuoğlu
Emekli Müsteşar-
Sayıştay Uzmandenetçisi

İnsan beyninin kapasitesi kapsadığı nöronların sayısı ile ölçülmektedir.

Bir beyine zeki diyebilmemiz için sadece nöron sayısı yeterli değildir. Nöronlar arasındaki ilişkiler ve beyinin nöron üretme yeteneği de önemlidir.

Öğrendiğimiz her yeni bilgi beynimizde yeni nöron kümeleri oluşturmaktadır. Sığ zekâlı beyinler, nöron üretmekte zorlanan beyinlerdir.

Bilgi kıymetlidir, beynimizi gereksiz hurefalarla doldurmamalıyız. Önemli bilgiye beynimizde alan açmalıyız.

Akıllı beyinler nöron zengini, sığ beyinler nöron fakiridir. Muhakeme kabiliyeti, nöronlar arası ilişkiler ile düzenlenmektedir.

Ezberleyen beyinlerde nöronlar arası ilişkiler zayıf, sorgulayan beyinlerde güçlüdür.

Matematik ve fen bilimleri eğitimi, nöronlar arasındski muhakeme yeteneğini geliştirmektedir.

Nöron fakiri beyinler, sürü psikolojisi ile yaşarlar. Popüler ve basit konuları dinlemekten hoşlanır, bilgiden rahatsız olurlar.

Bakınız bunu tarihten bir örnek ile açıklayabiliriz.

Atina’da önemli bir soruna çözüm
aranırken kürsüye fikrini söylemek üzere
filozof Demostenes gelir.

Ancak, kekeme olduğu için sözünü dinletemez.

İnsanlar sürekli kendi aralarında
konuşmakta, filozofu dinlememektedir.

Bunun üzerine Demostenes, "size
bir hikaye anlatıp ineceğim” diye bağırır.
Sessizlik olunca anlatmaya başlar.

"Bir yolcu Atina’dan
Megara’ya gitmek için bir eşek kiralamış.

O eşeğin üzerinde kiralayan, eşeğin sahibi de yayan olarak beraber yola çıkmışlar.

Derken öğle sıcağı bastırmış,
biraz dinlenmek ve öğle yemeği yemek için durmuşlar ama, hiç gölgelik yokmuş.

Eşeğin sahibi hemen eşeğinin gölgesine sığınmış. Eşeği kiralayan, ‘Sen çekil gölgede benim oturmam gerek’ demiş.

Eşeğin sahibi itiraz etmiş:
‘Tabi ki ben oturacağım, çünkü eşek benim.

Yolcu; 'ama eşeği kiraladım’ deyince de,
‘ben sana eşeği kiraladım gölgesini değil’ cevabını almış ve tabi sonunda aralarında kavga çıkmış."

Hikayeyi dinleyen herkes dikkat kesilmiş ve hikayenin sonunu bekliyormuş ama, Demostenes bu noktada kürsüden inmiş ve uzaklaşmaya başlamış.

Dinleyiciler,
" Hey ne oldu sonunda?"
"Hikayenin sonunu anlat” diye bağrışmaya başlayınca Demostenes kürsüye dönmüş ve demiş ki;

"Ben sizin için çok önemli bir konuda bir
şeyler anlatmaya çalışıyorum ama, siz eşeğin gölgesini merak ediyorsunuz.
Artık ne fikrimi söyleyeceğim,
ne de öykünün sonunu” demiş ve yürüyüp gitmiş.

Nöron fakiri beyinler hep birlikte eşeğin gölgesini merek eden beyinlerdir.

Dikkat ederseniz, Sosyal Medyada milyonlarca
Lay lay lom.! Yazı, fotoğraf ve karikatürler
Çok beğeni alıyor. Çok paylaşım yapılıyor

İşe yarayan, sorunlara çözüm getiren makaleler malesef eşeğin gölgesi kadar ilgi görmemektedir.

Popüler paylaşımlar, okumak ve anlamak
için beyinde fazla nöron olmasını gerektirmemektedir.

Popüler paylaşımlar ne kadar büyük kitleye hitap ediyorsa, nöron fakiri sığ beyinler o kadar fazla demektir.

Bazen şu ifadelerle karşılaşıyorum. Hocam! Uzun yazıyorsunuz okuyamıyoruz diyor. O yazının uzunluğundan değil, beyin nöron fakiri. O beyin kısa ve popüler paylaşım aramaktadır.

Nöron zengini beyinler azınlıktadır. Hatta nöronlar arası ilişki kurma yeteneğine sahip beyinler daha da azınlıktadır.

İşte açıkladığım bu nedenlerle akademik özellikteki bilimsel yazılar az okunur ve paylaşılmaz.

Düşünmeyi başkalarına terk eden nöron fakiri beyinler, mutluymuş gibi sürüler halinde yaşamaya devam ederler.

Benim düşünmeme gerek yok, liderim doğrusunu düşünür diyen kitleler bunlardır.

Bu yazıyı okuduktan sonra nöron fakiri mi, yoksa nöron zenginimisiniz siz karar verin.

Zengin olmak için beyninizde nöron biriktirmeye çalışın. Ben bu yaşımda halen nöron birktirmeye çalışıyorum.

Bakalım bu yazı popüler mi, yoksa bilimsel mi? Bunu beğeni ve paylaşımlardan ölçmeye çalışacağım.

(05, Ocak, 2026-Ankara)