ÖZGÜR ÖZEL KÜRTLERİN HANGİ SÖZ HAKKI YOK?
Necdet Topçuoğlu
Özgür Özel, Kürtlerin oyu varsa, söz haklarıda olmalıdır demiş. Kardeş, onların Meclis de partileride var, söz haklarıda var. Bu Anayasal sistemde konuşamadıkları ne var? Ayrı toprak, ayrı dil ve bayrak talebi, bölünme talebidir. Tabiki bu konuda söz söylemek mümkün değildir. Böyle bir hak zaten Anayasa da yoktur.
Herşeyxen önce Türk, bir ırkın adı değildir. Türk adı, Türk boyları arsında bile çatı kimliktir. Kaç çeşit Türk vardır, saymakla bitmez. Özbek, Kırgız, Kazak, Çepni, Nogay, Türkmen, Göktürk gibi. Bilenler sayılarını çoğaltabilirler. Birçoğunun dinleri bile ayni değildir.
Çatı kimliğin altında, her yurttaş kendi etnik kökenini ifade etme hakkına sahiptir. Hiçbir engel yoktur. Hatta kimlik kartında, çatı kimliğin altında kökeni bile yazılabilir. (Kimliği Türk, kökeni Çepni gibi). Bu her etnik köken için mümkündür. Amaç tanınmak ve kedisini ifade etmekse bu da bir çözümdür.
Her etnik grup kendi dilini, kendi arasında konuşabiliyor. Hiçbir engel yoktur. Hatta Türkçe eğitim veren okullarda seçmeli ders olarak her etnik grup kendi dilinin eğitiminide alabilir. Etnik dillerin eğitilmiş bir dil olması, sadece konuşulan bir dil olmasından iyidir. Anadilde eğitim ile, anadilin eğitimi birbirinden farklıdır. Karıştırılmamalıdır.
Diğer yandan incelendiğnde, Kütçe 7500 kelimelik bir diller koleksiyonudur. 2500 kelimesi Farsçadır. Sayıları bile farsçadır. Geri kalanı Arapça ve diğer dillerden kelimelerdir. İki komşu köy bile ayrı lehçe konuşmaktadır. Zazaca, Soranice ve Kırmançi gibi. Birbirleriyle anlaşmakta zorlanmaktadırlar.
Hiçbir etnik grup, Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü resmi dil ve eğitim dilinin Türkçe olmasına itiraz edemez. Herkes kendi kültürünü zaten istediği gibi yaşamaktadır. En zor dönemlerde bile kültürlerin yaşanmasına kısıtlama getirilmemiştir.
Türk Bayrağı milli bayrağımız olsun ama, yanında birde eyalet bayrağımız olsun demek, kabul edilemez. Önemli olan Anayasal haklarda, Kanun önünde eşit olmaktır. Bu zaten mevcut Anayasamızın 10. Maddesiyle garanti altına alınmıştır. Aksaklık varsa düzeltilir.
Kürt yurttaşlar, Türkler bizi eziyor diyemezler. Onları ezen sömüren Kürt burjuvazisidir. Öldüren Kürt terör örgütü PKK'dır. Zulmü uygulayan aşiret ağalarıdır.
Biz Türkleri de, Türk burjuvazisi soyup, sömürmektedir. Ayrıca Türk ve Kürt burjuvazileri çıkarları konusunda anlaşmaktadırlar. Onların birbirinden şikayetleri yoktur.
Türk ve Kürt halk kesimlerinin ortak sorunları, kendi burjuvazilerine karşı mücadele etmektir. Sorun etnik değil, ekonomiktir. Yoksulluk, fakirlik her iki halk kesiminde de vardır. Aslında Kürt de, Türk de adalet aramaktadır. Ortak ihtiyacımız budur.
Emperyalizm bizi öyle bir aşamaya getirdi ki, artık hangi haritada yaşayacağımızı seçmek zorundayız. Türk, Kürt ve diğer etnik gruplar ayni haritadamı yaşayacağız. Kürtler ABD ve İsrail'in böldüğü haritadamı yaşayacaklar, yoksa Türkiye Kürdü olarak Türkiye haritasındamı yaşayacaklardır. Vermek zorunda oldukları temel karar budur. Gerisi teferruattır, hepsi çözülür.
Türkiye Kürdü olup, Anayasal eşit yurttaşmı olacaksınız, yoksa bin yıllık kardeşliğe ihanet edip emperyalizmin kölesimi olacaksınız. Seçim Kürtlerindir. Emperyalizmi seçerseniz belki resmi diliniz İngilizce olacaktır. Devlet Türkiyede Kürtçe kurslar açtı, kimse gitmediği içn kapanmıştır.
Kürdün bağımsız devlet kurması, emperyalizmin umurunda değildir. Emperyalizm Kürtler üzerinden, Dicle-Fırat Havzası ve GAP Bölgesini Türkiyeden koparmak istemektedir. Bunu başardıktan sonra, emperyalizm yine Kürtleri satacaktır. Umarım akıllı olurlar. Ayrı ayrı fakir devletçikler olmaktansa, ulus devlet olup, nimetleri bölüşmek daha akıllıcadır.
(28, Ağustos, 2025-Ordu