SEÇİM ÇOK MASRAFLI BİR İŞTİR
Necdet Topçuoğlu
Emekli Müsteşar
Sayıştay Uzman Denetçisi
Rahmetli Süleyman Demirel, siyaset zor olduğu kadar pahalı bir iştir derdi. Hesabını kitabını bilmezsen sana evini ocağını sattırırlar. Bu nedenle bütçeni aşan harcamalara girmeyeceksin diye uyarırdı. Son yıllarda artan fiyatlar seçimleri de çok masraflı hale getirmiştir. Sağ Partilerde seçimin finansmanı sorun değildir. Sermaye sahipleri adayların masraflarını üstlenirler, seçilen adaylar da onların iş takipçisi olurlar. Yıllarca bürokrasi yaşamımda bu durumlara şahit oldum. Çok sayıda anılarım vardır. Zaman zaman da paylaşıyorum.
Seçim sürecinin son düzlüğüne gelinen şu günlerde bütün sokakların pahalı afişler, resimler ve bilbord reklamları ile dolu olduğunu görüyoruz. Bu tamamen algı oluşturmaya yönelik reklam çalışmasıdır. Halbuki yapılan bu masrafalar seçimden sonra bizim sırtımızdan çıkacaktır. Reklamının çok olması adayın kalitesini göstermez. Tam aksine masrafları çıkarmak için usulsüz yollara sapacağı şüphesini doğurur. İstisnaları olmakla birlikte, tecrübelerim bana bunu göstermiştir.
Seçim masrafları tek başına bir adayın veya ailesinin göğüsleyebileceği bir harcama değildir. Bu nedenle yasal çerçevede destekçileri tarafından ayni veya nakdi yardım yapılması gereklidir. Ayni yardımlar, afiş, benzin, kumanya, seçim ofisi gibi yardımlar olabilir. Bunlar gönüllüler tarafından bedeli bizzat ödenerek üstlenilir. Nakdi yardımlar, miktarı yasada belirtilen limiti aşmamak kaydı ile elden veya banka hesabına yapılabilir. Yardımlar şeffaf olmalı, toplanan ve harcanan miktar beyan edilmelidir. Bu uygulama tamamen yasalara uygundur.
Her adayın etik ve ahlaki değerler yönünden, mal beyanını yapması gerekir. Açık ve şeffaf bir şekilde yardım kabul etmelidir. Bu utanılacak değil, onur duyulacak bir durumdur. Seçimde kaynağı belirsiz kara para harcamadığının göstergesidir. Ben Bülent Ecevit’in seçim kampanyalarında verilen hesaba para yatırarak yardım yaptım. Daha sonra Muharrem İnce Cumhurbaşkanı adayı olduğunda üç defa olmak üzere açık kaynaklarda yayımlanan İban Numarasına para yatırarak yardım yaptım. Son seçimde Kemal Kılıçdaroğlu’nun yayımlanan İban Numarasına iki defa para yatırarak katkıda bulunmaya çalıştım.
15 Temmuz menfur kalkışmasında şehit olanlar için Başbakanlıkça toplanan yardımlara katıldım. 6 Şubat depremi için Haluk Levent tarafından organize edilen kampanyaya ayni ve nakdi yardım yaparak maddi gücüm oranında katkıda bulunmaya çalıştım. Yardımlaşmak bizim yüksek kültürümüzün emsalsiz bir değeridir. Seçimlerde kaynağı belirsiz kara para ile seçmene hediyeler yağdıran hırsız ve ahlaksızlardan, seçmeninden yardım talep eden adaylarımız çok daha değerlidir. Seçimin finansman kaynağı ispat edilemiyorsa ileride millete yolsuzluk olarak dönecek demektir. 27 yıllık denetim hayatımda buna şahit oldum.
Bu seçim döneminde de doğduğum ilçe olan Ordu-Ulubey de CHP Belediye Başkanlığına aday gösterilen Bülent Aksoy’u birkaç defa düzenleyeceğimiz yardım kampanyaları ile desteklemeyi teklif ediyorum. Yakından biliyorum böyle dürüst adayların iki maaşı bir arada değildir. Hiçbir aday bana yardım edin demez, diyemez. Onu bizim düşünmemiz gerekir. Masraflarına katılıyorsak bizim adayımızdır. Kara paranın hesabını sormayanlar, bizim helal bağışlarımızın dedikodusunu yapacaklardır. Bundan asla gocunmamak gerekir. Kampanyayı başlatın yılların Sayıştay Denetçisi olarak ilk bağış benden olsun.
Listeler resmileşip, adaylıklar kesinleştikten sonra, kişisel bütün beklentilere, tartışmalara son verilmeli ve hep birlikte seçime odaklanılmalıdır. Bütün partiler CHP’ye kaybettirmek için ‘’ŞER CEPHESİ’’ kurmuşlardır. Hal böyleyken aday oldum veya olmadım tartışmaları gereksizdir. Özellikle herkese açık, sosyal medya platformunda birlik beraberliğe zarar verecek paylaşımlar yapılmamalıdır. Yıllardır oy kullanıyorum, hiçbir partiden en küçük bir talebim olmamıştır. Bir Nisan tarihinden sonra iktidar üstümüzden silindir gibi geçecek. Asfalt gibi ezileceğiz. Bu durumda halen nefsine yenik düşen varsa, insanlığını yeniden gözden geçirmelidir. Gün adayımız Bülent Aksoy’un akasında destek olma günüdür.
(23, Şubat, 2024-Ankara)