TARİHE DOĞRU YERDEN BAKMAK
Malazgirt Meydan Savaşı, Türklerin Anadolu’ya mal varlıklarıyla birlikte “yurt tutmak” için gelerek kalıcı olarak yerleştikleri olgunun başlangıcıdır. Türkler bu savaştan sonra Anadolu’da kalıcı olarak ikamet etmeye başlamıştır. Bu savaştan önce de Türkler Anadolu’ya akınlar yapmışlar, ancak bu akınlar daha çok yağma ve ganimet elde etmek için yapılmıştır. Bu nedenle de kalıcı yerleşme olmamıştır.
Malazgirt Savaşı, kimi yorumcuların yazdığı gibi Hilal ile Haç'ın vuruşması değildir. Çünkü Abbasiler, yani Müslüman Araplar savaşa katılmamışlardır. Dahası "Alparslan yenilsin" beklentisi içindeydiler.
Alpaslan’ın zaferi, “mevali” dedikleri Türklerin güç kazanması olacaktı, bunu Abbasi Devleti ve Müslüman Araplar istemiyorlardı.
Malazgirt Savaşı, Türkçe konuşanlarla Bizans’ın savaşıdır.
“Yurt tutmak” amacıyla Anadolu’ya ilk Türk akınları Büyük Selçuklu İmparatorluğu zamanında başlamıştır.
Orta Asya steplerinde geçim sıkıntısı, kuraklık, nüfus yoğunlaşması ve otlak darlığı Oğuzları göçe zorlamıştır. Oğuzlar, gerek bu sebeplerle gerekse Moğol, Kıpçak ve diğer kavimlerin baskılarına boyun eğmeyi kabullenmedikleri için göç etmeyi tercih etmişlerdir. Bu durum, göçebe “bozkırlı” için mümkündür. Günümüzde Türkmenistan, Azerbaycan, Anadolu ve Balkanlara kadar çok geniş bir coğrafyaya yayılmış olan bu topluluklardan en önemlisi Oğuz Boyları idi.
Malazgirt Ovası'na Hıristiyan Türkler, yani Kıpçaklar, Peçenekler, Kumanlar, Uzlar da geldiler. Bunlar, Bizans ordusunda, yani Romen Diyojen'in ordusunda yer alıyorlardı. Savaş başladıktan sonra baktılar ki karşılarında kendileri gibi Türkçe konuşan insanlar var. Hemen saf değiştirdiler.
Kısacası Malazgirt Meydan Savaşını kazandıran etken, birçok hamasetçinin söylediği gibi din etkisi değil, Türkçedir.



