Necdet Topçuoğlu

Tarih: 22.05.2023 22:57

ATEŞE UÇAN KELEBEKLER

Facebook Twitter Linked-in

ATEŞE UÇAN KELEBEKLER

Necdet Topçuoğlu

Dört kelebek bir gün ateş görmüşler. Bunun nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istemişler. Birinci kelebek ateşe biraz yaklaşmış ve üzerinin aydınlandığını görmüş. Arkadaşlarının yanına gelmiş ve
“Bu ateş aydınlatıcı bir şey!” demiş.
İkinci kelebek bununla yetinmeyerek daha fazla şey öğrenmek istemiş. Biraz daha yaklaşmış ve ısındığını hissetmiş. Demiş ki,
“Aynı zamanda bu ateş ısıtıcı bir şey!”
Üçüncü kelebek bununla da yetinmemiş. Biraz daha, biraz daha yaklaşmış. Bir anda ateşin kanatlarını yaladığını hissetmiş ve yanmış kanatlarıyla geri dönmüş. O da şöyle demiş,
“Ve bu ateş yakıcı bir şey!
Sonuncu kelebek daha da çok şey öğrenmek istiyormuş…
Biraz yaklaşmış, aydınlandığını görmüş!
Biraz daha yaklaşmış, ısındığını hissetmiş!
Biraz daha yaklaşmış, ateş kanatlarını kavurmuş!
Ve biraz daha yaklaştıktan sonra tamamen yanan kelebek “pofff” diye ortadan kayboluvermiş…
Ateşin gerçekten ne olduğunu belki bir tek o öğrenmiş ama geri dönüp de anlatamamış… Çünkü o, kaybolmuş ateşin içinde; ve bir şeyi ancak içinde kaybolan bilebilirmiş!
Bu hikayeden hareketle gelelim Türkiye’nin durumuna. 
Seçim dolayısıyla Hazine boşaltılmış. Yıllık bütçede öngörülen açığın neredeyse tamamı harcanmış. Sadece BOTAŞ’ın birikmiş görev zararı 300 milyar TL’nin üzerindedir. EYT’den gelecek yük yaklaşık 200 milyar TL. KKM pimi çekilmiş el bombası gibi bekliyor.

Deprem için en az 600 milyar lira ek kaynağa ihtiyaç bulunmaktadır. Gelirlerin çoğu garanti ödemelerine gitmektedir.

Hazinenin nakit parası var gibi görünmektedir. Ancak bu mevduat kamu bankalarından çekilememektedir. Çünkü kamu bankaları kara deliğe dönmüştür. Hazine parayı çekerse faizler fırlayacaktır.

Mevcut bütçe ile Eylül başını görmenin mümkün olamayacağı söylenmektedir. En az 1,5 trilyon liralık ek bütçe gerekmektedir. Hepimiz ek vergilere hazırlıklı olmak zorundayız.

Yaşanacak bir kur veya faiz şoku hazinenin kapısına birkaç tane kurtarılacak banka bırakırsa şaşırmamak gerekir.

Döviz rezervlerimizin (-70) milyar dolara kadar indiği ifade edilmektedir. 
Şu an zorunlu ithalatımızı karşılayacak kadar dahi dövizimiz kalmamış durumdadır.

Dış ticaret açığımız tarihin en yüksek seviyesine ulaşmış olup,  bir yıl içinde 200 milyar dolar finansman bulunması zorunludur. CDS tarihin en yüksek seviyesindedir. Yani tefeci faiziyle borçlanılmaktadır.

Merkez Bankası teknik olarak iflas etmiş görüntüsü vermektedir. Her an dış borç ödeme krizine girilmesi tehlikesi bulunmaktadır.

Türkiye bu yıkımdan kurtulabilir ama ağır bedeller ödenmesi zorunludur. Söz konusu bedeli hep beraber ödemek zorundayız. Bu bedeli 21 yıldır çalıp çırpanlar mı, yoksa fakirlikten kırılan yurttaşlar mı ödeyecek, sorun budur.

İşte bu nedenle muhalefet yürütülen 418 milyar doların peşine düşmektedir. Bunun geri döndürülmesinin zor ve uzun zaman gerektirdiğini hepimiz biliyoruz. Ancak vazgeçmemek gerekir.

AKP’nin eski ekonomiden sorumlu bakanı Mehmet Şimşek bütün ısrarlara rağmen görev kabul etmemektedir. Bu da bize durumun ne kadar vahim olduğunu göstermektedir.

Seçimi kim kazanırsa kazansın, azdan az, çoktan çok vergi alacak düzenlemeleri yapmak zorundadır. Ayrıca dışarıdan kaynak bulmak zorunlu hale gelmiştir. Aslında Erdoğan zor durumda olmasa, Millet İttifakına iktidarı kendi elleriyle devreder diye düşünüyorum.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turuna giderken, kazananın ateşten gömlek giyeceği anlaşılmaktadır. Özellikle Millet İttifakı paydaşları yukarıda anlattığım ateşe uçan kelebekler gibi göreve gelme mücadelesi vermektedirler. Sadece bu durum bile zor zamanda taşın altına değil ellerini, bedenlerini sokacak kadar vatansever olduklarını göstermektedir.
Değerli dostlarım, bizde ikinci tur Cumhurbaşkanlığı seçiminde sandığa ateşe uçan kelebekler gibi koşmalıyız. Köprüden önceki son kavşaktan ayrılarak bu kötü gidişe dur diyemezsek, Türkiye Afganistan olmaya doğru gidecektir. Her vatanseverden duyarlılık bekliyorum.

(21, Mayıs, 2023-Ankara)


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —