Necdet Topçuoğlu

Tarih: 11.02.2024 23:56

KARDEŞİM SEN NEDEN MÜLTECİYE MUHATAPSIN

Facebook Twitter Linked-in

KARDEŞİM SEN NEDEN MÜLTECİYE MUHATAPSIN

Necdet Topçuoğlu

Güzel kardeşim, sen ümmetin mazlum çocuğuna sahip çıktığın için değil, Fransız, Alman, İsveçli ve Avusturya'lı güne güzel başlasın diye mülteci işgaline muhatapsın. Almanya'da Klaus kahvesini doldururken, üçüncü dünya ülkelerinden kendisini korumuş olmanın güveniyle arkasına yaslansın diye mülteci ile muhatapsın.

Danimarkalı Andreas, Türkiye denilen bir ülkede tüm göçmenlerin tutulduğu güveniyle, bütçesinin Beşbin de biri kadar bir parayla belayı savdığı için muhatapsın. Yunan Yorgo, mülteci akınına uğrayıp da ülkesindeki kiralar 3 kat artmasın diye muhatapsın. Kendi ülkesini sirk haline getirme pahasına Avrupa'yı koruyan akılsız bir ülke buldukları için muhatapsın. Onları koruma uğruna her zorluğa katlandığın, Avrupa Ülkeleri, sana teşekür etmesi gerekirken,  Schengen Vizesine bile seni layık görmüyor. İşte seni adam yerine koymayan küstahların konforu için mülteci sürüsü ile muhatapsın.

Köylere bile alınmaması gereken, sokaklara işeyen, parklarda sereserpe oturan at hırsızlarını, medeniyetsiz ve görgüsüzleri İtalyan Giovanni'den uzak tutmak, Fransız Jean-Pierre'den korumak için bu kaçaklarla muhatapsın. Sınırdan içeri her sokulan kaçak, evden içeri alınan eşkıya gibidir. Medeniyetimizin incisi şehirlerimize onları doldurmak da, evin yatak odasına eşkıyayı getirmek demektir.

En azından Ürdün kadar olamadık. Ürdün de bir Arap ülkesidir. Suriyeli ile senden benden daha çok kardeştir. Onlar bile Suriye'lileri, ülke kültürüne intibak ve uyum kamplarına aldktan sonra, kademe kademe belirli yerlere almışlardır. Türkiye ise çekirge sürüsü gibi ülkenin her yerine salmıştır. Arkadaş bu milyonlarca nüfus ülkemize çok fazla. Çocuklarımızın geleceğini perişan ettiğinizin farkındamısınız?  Yahu anlamıyorum siz bu ülkeyi yönetiyormusunuz, yoksa peşkeş mi çekiyorsunuz. Açıkça söyleyin de ne olduğunuzu bilelim.

Şayet bunda bir kasıt yoksa, bu kuralsızlık kesinlikle bir cehalettir. Eğer sınırlardan içeri en fazla 200-300 bin kalifiye, nitelikli Suriyeli alsaydınız, sizi anlardım. Geri kalanlar sadece can güvenliği sağlanarak sınır ötesinde korunmalıydı. Bangladeş kadar da mı devlet kültürümüz yok? Arakanlılar senelerdir Myanmar ile aradaki incecik bir şeritte tutulmaktadır. Onlar Müslüman değil mi? Yaşlı, kadın ve çocukları anlarım, eli ayağı sağlam genç erkekler neden ülkeleri için savaşmıyorlar, bunu anlamam mümkün değildir. Biz ülkesini korumayanları, korumak zorunda değiliz. Ülkesi için mücadele etmeyenler, perişan olmayı hak etmişlerdir.

Bizim kaçkınlara konfor sağlama gibi bir görevimiz yoktur. Bu ülkenin seçilmiş hükümeti, vergi mükellefi olan halkına karşı sorumlu olmak zorundadır. Asli vatandaşından topladığın vergilerle, mülteciye konfor sağlarsan tabiki kimse geriye dönmek istemez. Ekmek elden su gölden, gel keyfim gel der, yan gelip yatarlar. Ümmet ayağına ülkeyi yaşanmaz hale getirdiniz. Peki, Azerbaycanlı Türk kardeşlerimiz Karabağ'da katledilirken neden onları almadık? Bosna Hersek ve Kosova soykırıma uğrarken niye onları almadık söylermisiniz?

Butün bunlar, Türkiye'nin demografik yapısını bozmak için yapılmaktadır. Boşnakları İsveç'e, Almanya'ya, İsviçre'ye Avusturya'ya alırken onları asimile ederlerken, Türkiye'ye verdikleri, ülkesine bile sahip çıkmayan bu güruhtur. Balkan Müslümanları ile Ortadoğu'lular arasındaki kültür farkı uçurumdur. Onlar bunu gayet iyi bilmektedirler. Biliyorlar ki Balkan toplumu çalışır üretir. Tahriklere kapılarak kelle kesmezler. İşte bu sebepten iyi ve medeni olanları kendilerine alırlarken, problemli olanları bize vermektedirler.

Yunan Başbakanı bakın nasıl açıklama yapıyor, parası neyse verelim de Türkler daha fazla mülteci tutsunlar diyor. Bu bir hakaret ve aşağılamadır. Siz bunlara böyle konuşma fırsatı verirseniz, elin oğlu hatır etmez gerekeni söyler. Türkiye sadece mülteci akınına uğramıyor. Bir de geri kabul anlaşması ile Avrupa Ülkelerine kaçak giren göçmenleri geri almaktadır. Bu durum bir felâkettir. Geri kabul anlaşması derhal iptal edilmelidir.

Bu gün ülkemizde yaşadığımız ekonomik darboğazın temelinde 10 milyonu aşkın düzensiz göç hareketi yatmaktadır. Bunlar gönderilmeden emekli geçinebilecek maaş alamaz. Ev fiyatlerı ve kiralar normal seviyeye inmez. Çocuklarımız üniversite de okuma imkâni bulamazlar. Gönül hacca gitmek ister, cüzdan zekâta muhtaç. Geldiğimiz durum budur. Üretmeyen ekonomiler enflasyonu önleyemezler. Para basmakla ekonomi döndürülemez. Sadece asli yurttaşlardan toplanan vergilerle bu kadar ağır nüfus yükü taşınamaz.

Yazıktır, günahtır, ülkemiz bitmektedir. Şehirlerimiz dolaşılmaz hale gelmiştir. Türkiye kaçak göçmen ve mültecilerden mutluka temizlenmelidir. Aksi hâlde Türklüğü bu topraklardan temizlemek istiyorlar. Bu durum Türk milletinin kabul edebileceği birşey değildir.  Kardeşim bir ülkede birçok ayrı millet olmaz. Olursa o ülke devlet olmaz. Kendi ülkesini mültecilere terk edip, başka ülkelerde mülteci olmayı kurtuluş zannedenler, kimliklerini yeniden gözden geçirmelidirler. Tarihe bir bakınız, Mareşal Tito'nun Yugoslavya'sı ne oldu? Türkiye'yi önce Yugoslavya yapıp, sonra yok etmek istiyorlar. Türk Milleti bu oyuna gelmemelidir. Emperyalist projelere karşı direnme hakkını kullanmalıdır.

(11, Şubat, 2024-Ankara)


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —